Gelecekten hayaller - Ses perdesi

2010-06-24 23:54:00

  Gelecekte cadde üzerindeki kafelerde,yaz ve ilkbaharda püfür püfür oturmak için ses perdesi olacak ..Perde havayı ve manzarayı geçirgen kılarken sesi  dışardan içeriye geçirmeyecek...Bu tüm müzikli mekanlarda sesi dışarı geçirmemek için de kullanılabilir ama en önemli özelliği hava geçirir olması olacak ...O çok kalabalık İstanbul, İzmir, Ankara, Newyork..vs.vs caddelerinde ,trafiğin en keşmekeş olduğu saatlerde  dışarda  sakin sakin oturabileceğiz..Ne kadar güzel ayrı bir keyif olacak...:) Devamı

AGATHA CHRISTIE

2010-01-09 02:16:00

        1890 yılında doğdu. İngiliz yazar Christie, popüler edebiyatın en önemli isimlerinden biri ve dedektif Hercule Poirot tipinin yaratıcısıdır. Babası Frederick Alvah Millet, Agatha henüz küçük yastayken öldü. Annesi tarafından evde eğitilen küçük kız, yalnız bir çocukluk geçirdi. Küçük yasta öyküler yazmaya başladı. 16 yaşında, müzik öğrenimi görmek üzere Paris’e yollandıysa da kısa sürede bundan vazgeçti. Ciddi anlamda ilk edebi denemeleri, duygusal konuları ele alan öyküler oldu.  1914’te Arvhibald Christie adlı bir doktorla evlendi ve yeniden Fransa’ya gitti. Oradayken vakit geçirmek üzere okuduğu dedektif öykülerinin daha iyilerini yazabileceğini düşünerek ilk polis romanı olan The Mysterous Affair at Styles’i (Styles’daki Esrarengiz Olay) yazdı. Kitap çeşitli yayın evinlerince geri çevrildikten sonra 1920’de Bodley Head Yayınevi tarafından kabul edildi. Styles, Agatha Christie’nin ilk Hercule Poirot’u romanıdır. Hercule Poirot, zekası, espri yeteneği, keskin gözlemciliği ve Avrupalı inceliği ile seçkinleşen Belçikalı bir dedektiftir. Cinayetleri “küçük gri hücreler” dediği beynini kullanarak çözmesi ve bu arada da İngiliz yüksek sınıfının özel yaşamının saklı yönlerini ortaya dökmesi ile tanınır. Agatha Christie’nin arka arkaya yazmaya başladığı polis romanları Poirot tipine uluslararası ün kazandırdı. Yazar ayrıca Miss Marple adını verdiği bir tip daha yarattı. Sevimli bir yaşlı kız olan amatör dedektif Miss Marple da çok tutuldu. 1928’de ilk kocasından boşanıp Max Mallowan’le evlendikten sonra birçok ülke gezip görme fırs... Devamı

POLİSİYE EDEBİYATI

2010-01-09 02:11:00

                                                                          DÜNYA POLİSİYESİ agatha christie  alexander mccall smith barbara nadel brigitte aubert dan brown danİel pennac dashİel hammett dorothy sayers edgar allan poe emİle gaborİau erİc ambler (elİot reed) fred vargas georges sİmenon gİorgİo scarbenenco ian flemİng ian rankin jake w. stephenson jakob arjounİ james patterson jean-chrİstophe grangé ... Devamı

KORKUNUN EFENDİLERİ

2010-01-09 02:03:00

H.P. Lovecraft (Deliliğin Dağlarında, Cthulhu'nun Çağrısı, Cadı Evinde Rüyalar, Yabancı...) Edgar Allen Poe (Oval Portre, Morgue Sokağı Cinayeti, Kuyu ve Sarkaç...) Mary Shelly(Frankenstein) Anne Rice(Vampirle Konuşma) Clive Barker(Everville) Stephen King(Hayvan Mezarlığı, Tılsım, Kara Kule, O...) var obj =document.getElementById("comment"); if(obj) obj.style.display='none'; Devamı

Yeni Meslekler

2010-01-05 14:47:00

Evimde ne zaman bir tamirat gerekse birini bulmam lazım..Fakat tanıdığım insanlar var..Özellikle kadınlar. ODTÜ,Hacettepe,Boğaziçi gibi gayet kazanması ve okuması zahmetli okullarda okudular. Ardından bir işe girdiler, sonra biriyle evlendiler. Çocuk olunca ayrıldılar ve pek çoğu öyle kaldı. Bir daha çalışmak için bir sürü engel çıktı önlerine.Bu engeller dışardan ya da içerden geldi.  Dışardan gelen engeller her üniversite mezunu işsizin başına gelenler..Ama içerden gelenler aşılması en zor olanlar. Kendine güven en önemli sorun. Yıllarca iş yaşamından uzak kalınca kaçırılan teknoloji ve tecrübe korukutucu geldi pek çoğuna. Benim de aklıma bir fikir geldi. Boşu boşuna harcanan zaman,para, endişe,çaba...Yıllarca Boğaziçini kazanmaya uğraşmak ne demek herkes biliyor. Ailedeki stresini ,okuldaki çabaları, öğrencinin kabusları ve sonuç evde çocuk bakımı..Üstelik bu konuda da tecrübe yok herşey el yordamıyla anneden, arkadaşlardan öğrenilenlerle gidiyor. Acaba bir ev insanı okulu mu açsak? Madem ki bir sürü insan eğitimli ve evde oturuyor. Eve gereken ve bu yüzden dışardan gelenlere parayla yaptırılan o kadar çok iş var ki! Muslukçu, boyacı, çocuk bakıcısı, temizlikçi, elektrikçi vs vs..Bunların hepsini öğreten bir okul olsa,  uzun sürmesi de önemli değil nasılsa vakit bol..Çocuklarına ders çalıştırmak için ileri düzeyde anne babalık kursları bile eklenebilir. Çünkü lisede artık anneleri aşmaya başlıyor dersler. Özel ders parası da evde kalmış olur dersane parası da..Hatta bu eğitimler sadece evde kullanılarak ziyan edilmez bir de mahalle kulüpleri kurulup sadece evde çalışan anne/baba mahallesine de katkıda bulunabilir. Bu yazıya ekleyecek o kadar &cc... Devamı