AGATHA CHRISTIE

2010-01-09 02:16:00

 

 

 

 

1890 yılında doğdu. İngiliz yazar Christie, popüler edebiyatın en önemli isimlerinden biri ve dedektif Hercule Poirot tipinin yaratıcısıdır. Babası Frederick Alvah Millet, Agatha henüz küçük yastayken öldü. Annesi tarafından evde eğitilen küçük kız, yalnız bir çocukluk geçirdi. Küçük yasta öyküler yazmaya başladı. 16 yaşında, müzik öğrenimi görmek üzere Paris’e yollandıysa da kısa sürede bundan vazgeçti. Ciddi anlamda ilk edebi denemeleri, duygusal konuları ele alan öyküler oldu.

 1914’te Arvhibald Christie adlı bir doktorla evlendi ve yeniden Fransa’ya gitti. Oradayken vakit geçirmek üzere okuduğu dedektif öykülerinin daha iyilerini yazabileceğini düşünerek ilk polis romanı olan The Mysterous Affair at Styles’i (Styles’daki Esrarengiz Olay) yazdı. Kitap çeşitli yayın evinlerince geri çevrildikten sonra 1920’de Bodley Head Yayınevi tarafından kabul edildi. Styles, Agatha Christie’nin ilk Hercule Poirot’u romanıdır.

Hercule Poirot, zekası, espri yeteneği, keskin gözlemciliği ve Avrupalı inceliği ile seçkinleşen Belçikalı bir dedektiftir. Cinayetleri “küçük gri hücreler” dediği beynini kullanarak çözmesi ve bu arada da İngiliz yüksek sınıfının özel yaşamının saklı yönlerini ortaya dökmesi ile tanınır. Agatha Christie’nin arka arkaya yazmaya başladığı polis romanları Poirot tipine uluslararası ün kazandırdı.

Yazar ayrıca Miss Marple adını verdiği bir tip daha yarattı. Sevimli bir yaşlı kız olan amatör dedektif Miss Marple da çok tutuldu. 1928’de ilk kocasından boşanıp Max Mallowan’le evlendikten sonra birçok ülke gezip görme fırsatı bulan Christie’nin romanları 1930’larda çoğunlukla uluslararası mekânlarda geçmeye başladı. Hayranlarınca her kitabi beğenilmekle birlikte, Agatha Christie’nin edebi kaygılarla yazdığı bazı romanlar eleştirmenlerin de dikkatini çekti. Örneğin Roger Ackroyd Öldürüldü romanının anlatıcısı katilin kendisidir.

 On Küçük Zenci ise polis romanının klasikleri arasındadır. Ölümünden sonra yayınlanan Son Perde ise, yazar ilk romanının geçtigi mekân olan Styles’daki eve döner ve cinayeti Harcule Poirot’ya isletir. Agatha Christie, İngiliz töre romanı geleneğinde yazığı polis romanları ile dünya edebiyatında kendine özgü bir yerin sahibi olmuştur.

1976 yılında öldü.

Agatha Christine 1926'da altıncı romanı olan Roger Ackroyd Öldürüldü yayınlanana kadar tanınmış bir isim olmadı. Bu roman yalnız onun değişik tipi dedektif Hercule Poirot’yu ortaya çıkarmakla kalmadı, tamamen farklı cinayet ağıyla dedektif romanlarında bir devrim yarattı.

İngiltere’nin kırsal kesimlerinden Torquay'da doğan ve bu bölgenin özelliklerini romanlarında kullanan Christie bütün yaşamı boyunca, en fazla Orta Doğu’ya olmak özere birçok yolculuk yaptı, bu da romanlarının bir kısmında kendini gösterir. Poirot'nun yani sıra Miss Jane Marple'i da yarattı, bu kişilik Mrs Mc Gillcuddy Ne Gördü gibi bazı romanlarında cinayetleri çözdü. Christie romanlarının yanında Fare Kapanı ve Davanın Tanığı gibi oyunlar da yazdı.

DEDEKTİFLERİ:

Hercule Poirot
Şişman ve hareket yoksunu bir kişidir.Cinayet işlenir, öldürülecek kimse öldürülür ve Poirot, tam beklendiği anda ortaya çıkar.zekası, espri yeteneği, keskin gözlemciliği ve Avrupalı inceliği ile seçkinleşen Belçikalı bir dedektiftir. Cinayetleri “küçük gri hücreler” dediği beynini kullanarak çözmesi ve bu arada da İngiliz yüksek sınıfının özel yaşamının saklı yönlerini ortaya dökmesi ile tanınır.

Miss Jane Marple:
Sevimli bir yaşlı kız ve amatör dedektiftir.

Ayrıca; Agatha Christie'nin bazı romanlarında karşımıza çıkan amatör dedektifler Tommy ve Tuppence çifti ile yazar Ariadne Oliver karakterleri de vardır.

AGATHA CHRISTIE ROMANLARI :

16.50 TRENI ( 4.50 FROM PADDINGTON )
Sıradan bir günde, her şeyin olması gerektiği gibi olduğu bir anda inanılmaz bir olay yaşanır.
Yan yana gelen iki trende ancak korku filmlerinde rastlanacak türden bir cinayet vakası yaşanmaktadır. Ve tüm bunların tek tanığı bir kadındır. Elspeth çaresizlik içinde baktığı vagonun penceresinden bir adamın bir kadının boğazını hunharca sıktığını görür. Zavallı kadının bir süre sonra cansız bedeni yere yığılır ve o anda tren hareket eder. Bu düğümü çözebilecek tek kişi Jane Marple' dan başkası değildir. Ve belki de Elspeth' e inanacak tek kişi... Çünkü ortada ne şüpheli, ne başka tanık, ne de ceset vardır.

ACI KAHVE
Agatha Christie’nin ilk tiyatro oyunu olan Acı Kahve, 1930 yılında ilk kez sahneye konulmuş ve ertesi yıl sinemaya uyarlanmıştır.

BAĞDAT'A GELDİLER
Süper güçlerin gizli toplantısının Bağdat''ta yapılmasına karar verilmiştir.Ancak, bu haber dışarıya sızmış ve Ortadoğu''daki bir yeraltı örgütü toplantıyı sabote etmeye karar vermiştir.
Bu arada serüven peşinde bir kadın olan Victoria Jones, bir şekilde bu karışık ortamın içine düşer ve beklediğinden fazlasını bulur.Jones kaldığı otel odasında ölmek üzere olan bir ajanla karşılaşır.Ajan son nefesini verirken, '''' Şeytan..Basra... Lafarge...gibi sözcükler mırıldanır.Vıctorıa Jones bundan sonra ölen ajanın söylediklerinin ne anlama geldiğini anlamaya çalışır.Artık düğümü çözmek için fazla zamanı kalmamıştır..

BEKLENMEYEN MİSAFİR
Beklenmeyen Misafir esrarengiz gibi görünmese de aslında esrarengiz bir cinayet öyküsü olarak tanımlanabilir. Güney Galler''de yoğun siste bir adam yolunu kaybeder ve arabası bir çukura yuvarlanır. Yardım aramak için girdiği evde, kocasını öldürdüğü iddia eden, elinde silah bulunan bir kadınla karşılaşır...

BEŞ KÜÇÜK DOMUZ
Amyas Crale genç, yakışıklı ve ünlü bir ressamdır. Çapkınlığıyla tanınan Amyas, nedensiz bir şekilde öldürülür. Olayın gerisinde çözümlenemeyen pek çok şüpheli soru vardır...

BEŞİNCİ KADIN
Afrika’da bir manastırda dört rahibe ve kimliği bilinmeyen bir kadın ölü bulunur. Boğazları kesilmiştir.

BRİÇ MASASINDA CİNAYET
Briçle İlgisi Olanlar: Shaitana: Zengin ve esrarlı bir adam. Cinayetlere ve katillere fazla meraklıydı. Bayan Lorrimer: Yaşlı ve kibar bir kadın.

BÜYÜK DÖRTLER
Poirot'nun yatak odasının kapısında toza toprağa bulanmış bir adam durmaktadır. Zavallı adam Poirot'ya boş boş bakıp yere yığılır. Bir anda neye uğradığını anlamayan yaşlı dedektif pek çok bilinmezin ortasında kalakalmıştır.
Bu adam kimdir? Sok mu geçirmektedir? Dahası, bir kâğıt parçasına defalarca karalanmış 4 rakamının bir anlamı var mıdır? Poirot farkında olmadan uluslararası bir entrikanın içine dalmıştır ve 4 rakamının sırrı tüm bilinmezlerin cevabı olacaktır.

CESETLER MERDİVENİ
Beklenmeyen Misafir esrarangiz gibi görünmese de aslında esrarangiz bir cinayet öyküsü olarak tanımlanabilir. Güney Galler''de yoğun siste bir adam yolunu kaybeder ve arabası bir çukura yuvarlanır. Yardım aramak için girdiği evde, kocasını öldürdüğü iddia eden, elinde silah bulunan bir kadınla karşılaşır...

CİNAYET ALFABESİ
ABC adlı tren tarifesine göre cinayetlerini işleyen katil fazlasıyla kurnazdır. Dedektif Poirot ve yardımcısı Hastings''in elinden kaçmasını da çok iyi bilmektedir. Kitabın sonuna dek kendini saklamasını bilen katil, acaba kimdir?

CİNAYETLER OTELİ
Bertham Oteli, Londrada, Picadilly yakınında, sakin ve gösterişsi< bir sokaktaydı.Yıllar önce yapılmış olmasına karşın, hala 1840da ilk açıldığı zamanki gibiydi. Kibar, iddiasız, sakin ve pahalı. Burada yıllardan beri piskoposlar, kardinaller, taşrada oturan yaşlı, asil kadınlar, ayrıca pahalı, özel okullarından tatili geçirmek üzere evlerine dönmekte olan kızlar kalırdı.

DOĞU EKSPRESİNDE CİNAYET
Cinayete kurban olan kişi, Bay Rachett adıyla anılmaktadır. Ve daha sonra gerçek adının Cassetti olduğu ortaya çıkacaktır. Kendisinin öldürüleceğinin farkına varmış ve korunması için aynı trende bulunan dedektif Poirot’a yirmibin dolar teklif etmiş, fakat Bay Poirot adamın tehlikeli biri olabileceğini dedektiflik içgüdüsünün de yardımıyla sezinleyerek kabul etmemiştir. Cassetti’nin öldürülme sebebi, daha önce çocuk kaçırma olaylarına karışmış olmasıdır. En son ise Amerika’nın tanınmış ailelerinden Armstrong’ların kızını kaçırmış ve fidye istemiş, daha sonra ise de çocuğu öldürmüştür. Cinayetin aydınlatılma işini Ekspresin müdürlerinden olan Bay Bouc, Poirat’a teklif eder, o da bunu kabul eder ve ipuçlarını o anda trende bulunan doktoru da yanlarına alarak, üçü araştırmaya başlarlar.

ELMAYI YILAN ISIRDI
Bayan Ariadne Oliver o ara arkadaşı Judith Butler da kalıyordu. Genç kadınla birlikte çocuklar için tertiplenen ve akşam verilecek o partinin hazırlıklarına katılmaya gitmişlerdi. Ortalık karmakarışıktı. Birtakım kadınlar telaşla içeri girip, çıkıyor, sandalyelerin, küçük masaların, vazoların yerlerini değiştiriyor, kucaklarında taşıdıkları iri balkabaklarını uygun noktalara yerleştiriyorlardı

FARE KAPANI
Üç Kör Fare Üç Kör Fare Nasıl koşuyorlar bak, Nasıl koşuyorlar bak! Hepsi de çiftçinin karısının peşinden koştular. Kadın da kuyruklarını et bıçağıyla kesti. Hayatında böyle garip bir şey gördün mü hiç? Şu Üç Kör Fare gibi...

FİLLER DE HATIRLAR
Bayan Oliver dikkatle aynaya bakıyordu. Bir ara şöminenin rafında duran saate bir göz attı. Saatin yirmi dakika geri olduğunu düşündü. Sonra tekrar aynada saçlarına baktı. Bayan Oliver ın bütün kusuru saç biçimini sık sık değiştirmesiydi. Bunu kendisi de itiraf ediyordu zaten. Hemen her modeli denemişti. Ciddi havalı, kabarık
saç... Buklelerin zeka dolu alnı ortaya çıkacak şekilde, geriye doğru taranması... Daha doğrusu Bayan Oliver alnına bakanların zeki olduğunu düşüneceklerini ummuştu. Yazar bundan başka kıvırcık saçlarını hafifçe dağıtarak sanatkarca bir şekli de denemişti. Ama bugün saç modelinin önemli olmadığını o da biliyordu. Çünkü bu sabah pek ender yaptığı bir şeye kalkışacak, yani şapka giyecekti...

HERCULE POİROT İZ ÜZERİNDE
Bay Hardman zengin ve nüfuzu olan bir adamdır. Ayrıca kendisini sevdiklerine inandığı cana yakın ve önemli dostları vardır. Ne var ki onu kuşatan bu dost çevresinde hiç de göründüğü gibi olmayan biri vardır. O "birinin" en büyük kusuru da hırsızlıktır...

IŞIKLAR SÖNÜNCE
Bu, John Seagrave''in mutsuz yaşamının, kötü biten aşkının, düşlerinin ve ölümünün hikayesidir. Düşlerinde ve ölümünde ilk ikisinde elde edemediklerini bulduysa, yaşamı başarılı sayılır. Bunu kim bilebilir?

İSKEMLEDE BEŞ CESET
Belçikalı ünlü dedektif Hercule Poirot disçi muayenesinde islenen bir dizi cinayetin pesindedir. İskemlede Beş Ceset adlı bu kitapta Agatha Christie'nin sürükleyici anlatımıyla cinayeti çözmeye çalışırken, heyecanımız sonuna dek bizi bırakmayacak......

KANATLARIN ÇAĞRISI
Bu birbirinden değişik on iki öykü, Agatha Christie''nin çok yönlü eşsiz bir yazar olduğunu kanıtlıyor. Kırmızı Işık ve Dördüncü Adam, sizleri heyecandan kıvrandırırken, Radyo adlı ironik öyküden gaddarca zevk alacaksınız. Ölüm Habercisi Köpek ise dehşetle tüylerinizi ürpertecek.

KÖŞKTEKI ESRAR
Arkadaşı için yerine getireceği basit bir angaryanın onu uluslararası bir cinayet komplosunun tam ortasına düşüreceği Anthony Cade'in aklının ucundan bile gedmezdi. Birileri ne pahasına olursa olsun Herzoslovakya'da monarşinin tekrar kurulmasına engel olmak istiyordu. Tüm bu bilinmezler düğümünü çözmek için güçlerini birleştiren Scotland Yard ve Fransız Emniyeti Sûrete dönüp dolaşıp aynı noktada kilitleniyorlardı... Ta ki Bacalar Köşkü’nde işlenen cinayet, bilinmezler düğümünün çözülmesini sağlayan ipucunu verene kadar.

MAVİ TRENİN ESRARI ( THE MYSTERY OF THE BLUE TRAIN )
Lüks Mavi Tren Nice''e ulaştığında, kondüktör derin uykuya dalmış Ruth Kettering''i uyandırmaya çalışır. Ancak Ruth bir daha asla uyanmayacaktır; aldığı ağır bir darbe nedeniyle yüzü parçalanıp ölmüştür. Ayrıca kadının paha biçilmez yakut takıları da kaybolmuştur.Bir numaralı katil zanlısı Ruth'' un ayrı yaşadığı kocası Derek'' tir. Ama Poriot toplanan kanıtlardan tatmin olmamıştır. Esrarengiz cinayeti trende tekrar sahneye koymaya karar verir....

NİLDE ÖLÜM
linnet Ridgeway genç, güzel ve zengin bir kadındır. Hayatının en büyük hatasını yaparak arkadaşının nişanlısını elinden alır. Balayları için gittikleri Mısır da, bütün yaşamının değişmesine neden olacak olayların başlangıcıdır.

NOELDE CİNAYET
Stephen peronda hızlı adımlarla ilerlerken, paltosunun yakasını kaldırdı. Hafif bir sis yüzünden istasyon yarı aydınlıktı. Dev lokomotiflerden çıkan buharlar soğuk havada küçük birer bulut halini alıyordu. Her şey kirli ve kurum içerisindeydi.

ON KÜÇÜK ZENCİ
Yargıç Wargrave birinci mevki kompartımanda purosunu tüttürerek The Times gazetesinin politika haberlerini dikkatle okuduktan sonra gazeteyi bırakıp camdan dışarı baktı. Somersetden geçiyorlardı. Daha ilk saatlik yolları vardı.

ÖLÜM DİKEN ÜSTÜNDE
Sıcak eylül güneşi La Bourget Havaalanını kavuruyordu. Yolcular ağır ağır ilerleyerek birkaç dakika sonra Londra’ya hareket edecek olan büyük uçağa binmekteydiler. Uçağa son girenler arasında bulunan Janet Grey ilerleyerek on altı numaralı koltuğa oturdu. Yolcuların çoğu yerlerini almışlardı bile.

ÖLÜM OYUNU
Kaptan Roger Angmering bundan iki yüzyıl kadar önce, Leather Combe Körfezindeki adaya bir ev yaptırdığı zaman, herkes bunu garip karşılamıştı. Onun gibi köklü bir aileye mensup bir adamın kendine uygun bir yer satın alması daha doğru olmaz mıydı? Örneğin, bahçesinden küçük bir dere geçen, etrafı ağaçlarla çevrili büyük bir köşk?..

ÖLÜMÜN TAM ZAMANI
... Bay Satterthwaite altmış iki yaşındaydı, biraz kamburu çıkmış, kupkuru bir adamdı. Merak dolu yüzü garip biçimde sanki cinmiş gibi bir ifade taşırdı. Başkalarının yaşamlarına karşı oldukça yoğun bir ilgi duyardı. Sözün gelişi bütün yaşamı boyunca ön sırada oturmuş ve gözlerinin önünde sergilenen insana ilişkin bütün dramları seyretmişti. Her zaman bir seyirci rolü oynamıştı. Ama şimdi, yaşlılık onu pençesine aldığı için artık hiçbir şeyi beğenmez olmuştu. Artık daha farklı şeyler istiyordu...

PORSUK AĞACI CİNAYETİ
Zengin bir işadamı olan Rex Fortescue son zamanlarda parasını anlaşılmaz işlere harcamaya başlamıştır. Bu garip tavrı çevresinin de dikkatini çekmektedir. Fortescue bir gün ansızın zehirlenerek öldürülür. ortada pek çok zanlı vardır ve tümü de aynı ailedendir. Bu sır dolu cinayeti çözecek tek kişi ise Miss Marple''dır.

ROGER ACKROYD CİNAYETİ
King''s Abbot köyündeki sakin yaşam bir anda altüst olur. Dul bir kadının şüpheli intiharı asılsız dedikodulara yol açar. Köy, ilk kocasını öldürdüğünü bilen biri tarafından kadına şantaj yapıldığı ve Roger Ackroyd''un onun gizli âşığı olduğu söylentileriyle çalkalanmaktadır. Fakat Ackroyd cinayete kurban gidince, tüm şüpheler ev halkının üstüne odaklanır. Kendini emekliye ayıran ve sebze yetiştirmek için King''s Abbot köyüne yerleşen, Hercule Poirot, istemeden cinayete el koyar ve şeytani bir zekâya sahip katili yakalamaya çalışır.

SEVİMLİ ÖRÜMCEK
Hırslı ve zeki Janie Cox, yıllar sonra okul arkadaşı Florence Bravo''yla karşılaşmasından sonra kendisini hiç ummadığı olaylar içersinde bulur.

SIFIRA DOGRU
Nevile Strange yeni karısı Kay'la çok mutludur. Eylülde Martı Burnu'ndaki halasını ziyaret etmeyi düşünmektedir. Ama aynı zamanda Nevile'in eski karısı Audrey'de orada olacaktır... Agatha Christie'nin ölümsüz eserlerinden Sıfıra Doğru okuyucuyu başından sonuna dek heyecanlı kılmayı başarıyor.

SON HABER
Bu kitap dünyanın en ünlü sekiz polisiye yazarı tarafından yazılmış ilginç bir eserdir. Bir yazar öyküyü düğüm noktasına kadar getirip bırakmakta, başka bir yazar bunu sürdürerek öyküyü değişik olaylarla renklendirip yine başka bir yazara devretmektedir. Böylece olayların gerilimi sürekli olarak yenilenmekte, okur da her yazarı ayrı ayrı değerlendirme fırsatı bulmaktadır. "Bir Ustalar Yarışı" niteliğinde olan bu değerli yapıtı severek okuyacaksınız...

SONUNCU KURBAN
Dedektif Hercule Poirot, arkadaşı Ariadne Oliver''ın çağrısı üzerine hafta sonunda temsili bir cinayet oyununu izlemek için Devon''daki tarihi bir malikâneye gider. Oyunun hazırlıkları sırasında oyuncuların davranışları şüphe çekicidir. Daha da kötüsü oyundaki kurban rolündeki kişi öldürülür.Poirot ve Oliver sahte ipuçları arasında gerçekleri bulabilmek için tüm dedektiflik hünerlerini ortaya koyarak katilin peşine düşerler...Tüm zamanların en ünlü polisiye yazarı Agatha Christie''nin kitapları satış rekorları kırmıştır. Christie''nin polisiye romanların kraliçesi olduğu tartışılmaz...

ŞAMPANYADAKİ ZEHİR
Muhteşem yemeklerle donatılmış yedi kişilik bir sofrada altı kişi oturuyordu. Yedinci kişinin yerindeyse Rosemary Barton'un anısına bir biberiye (rosemary) dalı duruyordu. Bir yıl önce meydana gelen o acı olayı kimsenin unutmak istememesi garipti. Çünkü güzel yüzü acıdan tanınmaz hale gelen genç kadın, bu masada son nefesini vermişti. Rosemary Barton tanıştığı her insanda güçlü duygular uyandıran güçlü duygular uyandıran güzel bir kadındı. Ne yazık ki bir olay sırasında uyandırdığı başka bir güçlü duygu onun sonunu hazırlamıştı.

ÜÇ PERDELİK CİNAYET
İki cinayet; eski bir aktör, onun çocukluk arkadaşı, tiyatroya meraklı yaşlı bir adam ve tabii ki bu cinayetlerin peşinde Hercule Poirot.

ÜÇ YANLIŞ ÜÇ CESET
Öğrencilerin kaldığı bir pansiyonda patlak veren hırsızlık olayı Hercule Poirot için hiç de ilgi çekici bir durum değildir. Başlangıçta basit bir hırsızlık gibi görünen olayda çalınanların listesini gören Poirot, eşi bulunmaz bir sorunla karsılaştığını hem anlar. Çünkü listede; bir stetoskop, bir kutu çikolata, parçalanmış bir bez çanta ve çorba içinden çıkarılmış bir elmas yüzük vardır. Çalınanların pek bir değeri yoktur, ama pansiyondakilerin neden böylesine şaşkınlık ve dehşet duyguları içinde olduğu Poirot’nun aklını fena halde kurcalamaya başlamıştır.

ÜÇÜNCÜ KIZ
Londra''da bir apartman katında yaşayan üç genç kızın birbirinden farklı meslekleri vardır. Kızlardan biri sanat galerisi yöneticisi diğeri yetenekli bir özel sekreterdir. Üçüncü kız ise...
Hercule Poirot her zamanki gibi kakaosunu içerken üçüncü kız karşısına dikilip bir cinayet işlediğini söyler ve oradan uzaklaşır.Poirot bu olayın ardından genç kızı ve ailesini araştırmaya başlar. Bu arada genç kız ortadan kaybolmuştur. Gitgide karmaşıklaşan olaylar Poirot''yu cevapları bilinmeyen soruların peşine düşürür.Kız suçlu mu, masum mu ya da deli mi? Poirot''nun bu soruları cevaplandırabilmesi için sağlam kanıtlara ihtiyacı vardır...

... VE PERDE İNDİ
Belçikalı dedektif Hercule Poirot hastalandığı için Styles Köşkü''nde dinlenmek üzere pansiyoner olarak kalmaktadır. Köşkün yöneticileri yaşlı bir emekli İngiliz albayı ve onun yaşlı karısıdır. Aksi bir ihtiyar olan albayın karısı, ansızın bir cinayete kurban gider. Dedektif Poirot ise bu cinayeti tek başına çözemeyecek kadar hasta olduğundan bir arkadışını kendine yardım etmesi için çağırır. Bu karmaşık cinayeti çözmek için Poirot ve arkadaşı araştırmalara başlarlar.

ZEHİRİ KİM VERDİ
Luke Fitzwilliam yıllardan sonra İngiltere’ye dönüyordu artık. Vapurdan inip gümrüğe girdiği sırada, acaba buraya yeniden alışabilecek miyim, diye düşündü. Diğer yolcularla birlikte, vapuru beklemiş olan Londra trenine binerken hala bu soru vardı aklında. İşim yok artık... Küçük bir gerilim var. Bol vaktim olacak. Ne yapacağım? Neyle oyalanacağım?

32
0
0
Yorum Yaz